Raşidi Tarikatında Seher Vaktinin Önemi Nedir? | Seher Vaktinde Tövbe | Gece vaktinin en hayırlı saati seher vakti midir? | Seher Vakti tam olarak ne zamandır?

Raşidi Tarikatında Seher Vaktinin Önemi Nedir? | Seher Vaktinde Tövbe | Gece vaktinin en hayırlı saati seher vakti midir? | Seher Vakti tam olarak ne zamandır?

Seher vakti tam olarak ne zamandır?

Seher vakti, fecri kazip (yalancı fecir) dediğimiz gökyüzünde bir kızıllık hasıl olur. Bundan sonra bir beyazlık olur ki, buna fecr-i sadık denir. Bu fecr- i sadık yani doğru fecir zamanında sabah namazı vakti başlar. İşte seher denilen vakit, Bu fecr- i sadık yani doğru fecir zamanında sabah namazı vakti başlar, bu doğru fecir zamanından öyleki ortalığın aydınlandığı, fakat güneşin henüz daha doğmadığı, zaman aralığına kadar “Seher Vakti” denilir.

Bu husuda kuranda yine

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ آخِذِينَ مَا آتَاهُمْ رَبُّهُمْ إِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذَلِكَ مُحْسِنِينَ كَانُوا قَلِيلًا مِّنَ اللَّيْلِ مَا يَهْجَعُونَ وَبِالْأَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

innel muttakîne fî cennâtin ve uyûnin. Âhizîne mâ âtâhum rabbuhum, innehum kânû kable zâlike muhsinîn. Ve bil eshârihum yestağfirûn

Meali :

Muhakkak ki takva sahipleri, cennetlerde ve pınarlardadır. Rab’lerinin onlara verdiği şeyi alanlar; muhakkak ki onlar, bundan önce muhsin olanlardır. şüphe yok ki onlar, bundan önce, iyilik ederlerdi(muhsinler denen kimselerdi). Kânû kalîlen minel leyli mâ yehceûn, öyleki onlar Gecelerin az bir kısmında uyurlardı. Ve onlar, seher vakitlerinde Tövbe edip mağfiret
dilerler bağışlanma dilerlerdi.

(ZARİYAT Suresi 15. 16. 17. 18. ayetler)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Allah Tebâreke ve Teâlâ, her gece, gecenin son üçte biri kalınca dünya semasına iner ve şöyle buyurur: Mülkün sahibi benim! Kim ki bana duâ ederse, ona cevap veririm. Kim ki benden isterse ona veririm. Kim ki bana istiğfar ederse onu bağışlarım. Tan yeri ağarıncaya kadar bu böylece devam eder.”

(Tirmizî, Namaz, 326)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Yine Buyurdular

“Fecir vaktinde iki rekat dünya ve içindekinden hayırlıdır.”

( Hadis-i Şerif )

Bu seher vaktinin önemi yüzünden biz Raşidi Tariqatı Zikir Evradımızın

Version No : PRO14
SAYISI : V180120192154
SINIFI :  BÜTÜN SINIFLAR

14. Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fagfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr.Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr.

Eger zikrimizi sabah namazindan sonra cekiyorsak ve vakit seher vaktine ayarlanir ve bu zikiri cekdigimiz vakit, seher vakti ise hemen ardindan

“Estağfirullâh’ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-Hayye’l-Kayyûme ve etûbü ileyh. “

(3 Defa)

ve sonrada

“Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh”

(71 Defa)

Bu zikirin normaldaki yeri

Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh.”(71 Defa) Bu zikirin normaldaki yeri

29. ve 30. BAB dir  amma seher vaktinde 14.bab da okunur zikredilir.

amma eğer sabah namazindan sonra okundu ise zikirimiz, o zaman seher vakti olduğu için yukardaki yerde okunur,14.bab da okunur zikredilir. burada 29. ve 30. BAB da ikinci defa okunmasina gerek yok , amma zikirimiz mesala gündüzleri veya güneş doğduktan sonra okuncak ise 29. ve 30. BAB dir  yeri veya akşamları

ikindi ile akşam arası okuncak ise, bizim meridyende ikindi vakti, güneş batmaya yüz tutmuşken, diğer meridyende sabah olmak üzre, ve güneş doğmak üzeredir, ve bizdeki ikindi vakti, diğer meridyenin seher vaktidir, ve bizden önceki meridyenlerin ikindi vakti de, bizim seher vaktimizdir, öyle olunca ikindi va sabah hep biryerlerde seher vaktidir.

Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh.”(71 Defa) Bu zikirin normaldaki yeri.

29. ve 30. BAB dir ama bu iki vakitte okununca sabah seher vakti veya ikindi vaktinde okununca  14.bab da okunur zikredilir.

ve ayrica 5 Vakit namazin hemen öncesinde ve sonrasında, sağ el, sol memenin altına getirilir, kalp hizasina, ve baş parmak ile, diğer parmaklarin boğumları tesbih edilerek, 12 defa “estağfirullah” denilir, ve 13. defa denirkende el yumruk yapılır öyle söylenir, ve gelmiş geçmiş günahlara tevbe edilip pişman olunur. Namaz sonarası  namazdaki kusurlara tövbe edilir.

yine her gece uyumadan evvel Yatağa girince, 3 defa

“Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa huv el-hayyel kayyume ve etubü ileyh” denilir.

Zikirimizdeki 14. Babdaki  âyette,

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَآ إِنَّنَآ ءَامَنَّا فَٱغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ  ٱلصَّٰبِرِينَ وَٱلصَّٰدِقِينَ وَٱلْقَٰنِتِينَ وَٱلْمُنفِقِينَ وَٱلْمُسْتَغْفِرِينَ بِٱلْأَسْحَارِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fagfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr, Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr.

Meali :

(Bunlar), “Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru” diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda gönülden boyun büküp divan duranlar, Allah yolunda harcayanlar ve seherlerde tövbe edip (Allah’tan) bağışlanma dileyenlerdir.

Sadakallahul Aziym Âli İmrân Suresi 16 ve 17. Ayet

    “Allah’ın rızası ve cennet nimetleri sabredenlerin, doğruluktan şaşmayanların, huzurda boyun bükenlerin, hayra harcayanların ve seher vakitlerinde istiğfar edip yalvaranlarındır.”

Peygamber Efendimiz (asm), sahur  ve seher vakti hakkında şöyle bildirmiştir:

    “Allah Tebâreke ve Teâlâ, her gece, gecenin son üçte biri kalınca dünya semasına iner ve şöyle buyurur: Mülkün sahibi benim! Kim ki bana duâ ederse, ona cevap veririm. Kim ki benden isterse ona veririm. Kim ki bana istiğfar ederse onu bağışlarım. Tan yeri ağarıncaya kadar bu böylece devam eder.”

(Tirmizî, Namaz, 326)

    “Sahur yapınız. Şüphesiz sahurda bereket vardır.”

(Nesâî, Sıyâm, 18, 19; İbn Mace, Sıyâm, 22),

    “Oruç tutmak isteyen kimse, bir şeyle sahur yapsın.”

(Ahmed b. Hanbel, III / 367)

gibi hadisler de sahur zamanının bereketine işaret etmektedir.

vaktin sonuna yaklaşılmış olan bu vakitte uyanmak ve bu vakitte teheccüt namazı kılmak, ardından da gecenin son namazı olarak vitir namazı kılmak sünnettir. Peygamber Efendimiz gecenin üçte ikisi geçtiğinde kalkar, teheccüd namazı kılar, ve ardından son olarak vitir namazı kılarlardı.

Cüneyd-i Bağdadi’yi vefatından sonra rüyasında gören bir hürmetkârı sorar:

    “Üstad der, senin birçok iyiliğin ve faziletin vardı. Kim bilir Rabbim hangisine ne türlü sevaplar lütfeylemiştir.”

Şöyle cevap verir büyük veli:

    “Hepsi bir yana seherde kıldığım iki rekat namaz bir yana!”

Peygamber Efendimiz de  buyurur ki:

    “Fecir vaktinde iki rekat dünya ve içindekinden hayırlıdır.”

Seher vakti böyle mübarek bir vakittir. İçindeki ibadetleri bile kat kat yücelten o vakitte, hele birde tövbe edenler, kuranda övülen kimseler olarak karşımıza çıkmaktalar, böyle özellik ve güzelliğe sahip bir zaman parçası.

Dinimiz islamda Kerahat Vakitler Nedir? Seher Vaktinin Kerahat Vakitler ile Farkı Nedir? Seher Vaktinin Zamanı Nasıl Hesaplanır?

Dinimizde 3 vakit kerahat vakit olaraktan ele alınmıştır. Bunlar sırasıyla, Güneşin doğduğu vakit ki vakit, (işrak Vakti) Bu Vakitlerde Güneş ışınları dünyamıza açı olaraktan, 45 derece açıyla ulaşır. ikincisi güneşin tam tepede olup, Güneş ışınlarının dünyamıza açı olaraktan, 90 derece dik olaraktan düştüğü vakit, ve bu vaktin ismine zeval vakti denilmiş. 3. vakit ise Güneş’in batarken 135 dereceden itibaren dünyamıza 135 derece açıyla ışıklarını yansıttığı vakit ten, ta ki Güneş batıncaya kadar olan vakittir. (Grub Vakti) Bu vakitlerde namaz ibadeti ve Secde ibadeti kerih görülmüştür. Kerih ve  kerahat demek, yani kötü görülmüştür. Sebebine gelince mecusilerin, yani ateşe tapanların ve güneşe tapanların, o vakitlerde güneşe tapktıkları için, güneşe secdeye vardıklarından dolayıdır. Biz güneşe aya tapmayız, O yüzden o vakitler de,onlara benzememek hususunda,  secde ve namaz yasaklanmış. Mecusilere benzemek konusunda kerih görülen bir başka mesele de, secdeye vardığımızda bizim mezhep imamı, imam-ı Ebu Hanife Hazretleri, ellerimizi yere koyduğumuzda, parmaklarımızı açık tutmayı kerih görmüş. Çünkü ateşe tapanlar güneşe tapanlar ay a tapanlar, geceleri secdeye vardıklarında, parmaklarının arasına  yanan ateşli mum taktıkları için, mum tutup secdeye öyle varırlarmış (şintoizm) ateşe öyle secde ederlermiş, elindeki mumdaki ateşe yani. işte yine onlara benzemek hususun da da, secdeye vardığımızda, biz hanefiler, ellerimizi yere koyduğumuzda, baş parmaklar hariç, diğer dört parmak birbirine birleştirilir.

Şimdi kerahat vakitler meselesini aşağıdaki kendi çizdiğim şekiller ile anlatırsak, Sabah Güneşin ışığı dünyamıza 45° dereceden ulaşıncaya kadar olan vakit kerahat vaktidir, yani güneş ilk doğup 45°  yükselinceye kadar olan ki vakit. Bunu bazı alimler 19° demişlerse de öyle değildir.  Yine eski alimler, Eskiden derece ve açı nedir bilinmediği için, Güneş bir mızrak boyu yükselinceye kadar diye tarif etmişler. Bugün Fizikte, coğrafyada, bizler ışıkların açısını ve derecesini hesap edebiliyoruz. Bugün Fizik sabit kurallarla anlatılabilir. Bir Mızrak tarifi ile anlatılmaz, bugüne en güzel şekilde uygun anlatmak 45°(derece) ile demektir.

Ikinci kerehat vakti olan zeval vakti ise, Güneşim picks yapıp, tam tepede olduğu zaman ki vakittir. Bunu da, bir daire çizip, bunu Dünyamız kabul edersek, ortasından Ekvator geçtiğini düşündüğümüz de, dünyamızın durduğu şekline, 90° derece bir açıyla, dikey bir çizgi çizdiğimizde, zeval vaktinin, her bölgeye, köy e göre,… saat kaçta olduğunu hesap ederiz. Bu vakitte güneş ışınları dünyamıza, 90° derece bir açı ile gelmektedir. 90 derece 91 derece olunca artık dik açı ile gelmiyor demektir, yani Güneş Tepe’den 1 derece fark ile ileri geçtiği zaman, ya da 1 derece öncesinde, 89 derecede ışınlar dik değildir. Eski İslam alimleri bu süreyi 45 dakika olaraktan hesap etmişler, öğlen ezanı işte, bu zaman geçtikten sonra okunur. Halbuki o zaman dilimi 45 dakika sürmez, sadece 1 derece bile farklı olması yeterlidir.  Çünkü 89-90 dan küçüktür, 91 de 90’dan büyüktür , O yüzden bu Vakit Sadece 15 dakikadır, yani Buna göre zeval vakti 15 dakikadır

3. Vakit te, Kerahat vakit olan, güneşin ışınlarını Dünyamıza, gözü kamaştırmayacak açıdan yansıtmaya başladığı vakit olan, açının 135° derece olduğu zaman başlayıp, ta ki 180° derece ters açıdan battığı zamana kadar olan vakittir.

Bugün bilim adamları, bu vakitlerde ki, güneşin dünyamıza gönderdiği dalgaların ve ışınların, insanlarda fiziksel etkilerinin ne olduğunu, biyolojik etkilerinin ne olduğunu tespit etmişler, ve bu saatlerde uyuyuyan insanlarda, yorgunluk ve bitkinlik etkisi vermekte olduğunu tespit etmişler, bundan sonraki İleriki saatlerde de aynı etki devam etmekte. işte Sabah ezanında müezzinin (Bilali Habeşinin yorum kattığı) Sabvah Ezanına katmış olduğu, “Namaz uykudan hayırlıdır” ibaresi bunu anlatmaktadır.  Yine Peygamberimizin başka bir hadisi de vardır. O da, akşam güneş batarken (ikindiden sonra) uyuyan kimse belaya uğrar demiştir, o Bela öyle,  seni ileride bir köpek ıstıracak, yahut da başına taş düşecek değil. işte bu bela, insanın, insanı hasta eden bu dalgalara maruz kalması demektir. Bu saatlerde uyuduğun zaman o belaya düçar olursun. Yani Kerahat vakitlerde Uyanık olan kimseler ise, ondan sonraki, İleriki saatlerde, enerjik ve Dinç hayat sürmektedir.  O Günün insanlarına Peygamberimiz, bunu o kadar anlatabilmiştir. Bugün bilim insanları bunu anlamış bilmişlerdir. Bu hadisin yorumu da, daha güzel anlaşılmıştır ki, Peygamberimiz de zaten Veda hutbesinde demiştir:  “Burada bulunanlar benim söylediklerimi, burada olmayanlara anlatsınlar, Belki ileride ki bir kimse, sizin anladığınızdan daha iyi anlayıp, insanlara anlatacaktır.” demiş o günün insanlarına belki Peygamberimiz tam manası ile anlatamamış ama, bugün fizik ve biyoloji, bunun boyutlarını, fiziken, ve biyolojik olaraktan, sağlık olaraktan nerlerdir, anlamış tespit etmiş bulunuyor.

Ve bu vakitler hergün sabit değildir, değişkendir. Çünkü her gün güneş, 2 dakika erken, ya da geç battığı için, her gün bu saatlerin vakitleri de, 2 dakika erken ya d,a geç başlayıp, geç biter.

Seher Vaktinin Zamanı Nasıl Hesaplanır?

Seher vakti meselesine gelince, çizmiş olduğumuz şekilde gösterdiğiniz gibi, önceki vaazımızda da anlatmıştık, seher vakti iki vakittir : birisi sabah Seheri, ikincisi bizde Güneş batarken, alt meridyede yeni gün doğup ta, gündüz olan taraftaki ikindi  seheri vaktidir.  Seher vaktini gece olan taraftan hesaplamak zordur, bunun Kolay olan yöntemi ise, merkez, Bizim bulunduğumuz Avusturya/Viyana veyahutta Avusturya/Schrems ele alındığında, buraya bir Merkez noktası koyulup, herhangi bir bölgenin köyün kentin, gündüz açısı ele alındığında, ikindi vakti girdiğinde ki derece, baz alınaraktan, dünya dairesinden bir çizgi ile başlatılıp, merkezden geçip, dünyanın öbür ucuna ulaşan bir çizgi, 180° bir çizgi çizildiğinde, ve yine o bölgedeki Güneşin Battığı dakika ve saatte ki derece ve açı ele alınıp birinci çizgiyi kesip geçen 180° düz çizgi çizildiğinde, yani x işareti yapıldığında, bir ucundaki açı, sabah seher vaktinin zamanını gösterir diğer ucundaki açı ise,  Bizde Sabah, yani gece seher vaktinin zamanını vermiş olur.Bbu şekilde anlayabilirsiniz. ikinci bir şekilde de anlattım. Birinc şekilde kafası karışanlar, ikinci şekile bakıp, belki daha kolay anlayabilirler, Yani işte, ikindi seher’i, gece Seherini bulmamıza kolaylıktır.

Bu Bir Karaoğlan Başağaçlı Raşit Tunca makalesi.
Schrems, 15 Haziran 2021

KAYNAKLAR :
Kar©glan
Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 20 Nisan 2019 Cumartesi

Original Kar © glan

Author: B-RasitTUNCA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir